29 Ağustos 2007 Çarşamba

Bir Tasima Anisi

MUTLU SON...

Nasıl da hevesle başlamıştı herşey benim için..Üniversiteyi kazanmak yeni bir hayat başlangıcı demekti.Yeni şehir ,yeni arkadaşlar,yeni bir ev demekti..Kayıt işlemlerinin ardından ailemle bulduğumuz kiralık öğrenci evimde pek bir şirin görünüyordu.Artık geriye tek bir şey kalıyordu.Oda memleketteki eşyalarımın kiraladığımız öğrenci evime çabucak getirilmesiydi.Tabii İstanbul ile memleketimin arasında 1000 km ye yaklaşan bir mesafenin olması beni epey bir korkutuyordu.

Hevesle ve özenle paketlediğimiz eşyalarım,sarıp sarmaladığım biblolar,annemin mis gibi yapıp bıraktığı nevresim takımları ve daha neler neler bir umutla yüklenmişti yerel bir taşımacılık yapan eski bir kamyona.Kamyon şoförü o kadar ilgisiz ve kendinden geçmiş bir haldeydi ki onun için önemli olan tek şey işin ekonomik kısmıydı.Daha önceden bize bildirmediği bir durum yükleme sabahı meydana çıktı.Meğer bizden başka bir kimsenin eşyaları daha aynı kamyonla gidecekmiş.Çaresizlik ve tecrübesizlik içerisinde bu durumu da kabüllenmiştik.Dualarla yola çıkmıştı eşyalarım..Ardından da ben otobüsle İstanbul'a ...

Ertesi sabah aslında benden zaman olarak çok çok önce gelmesi gereken kamyon ,ne kadar geç gelmişti.Oniki saat süren bir otobüs yolculuğunun yaratmış olduğu yorgunluk ve sinir halini hala unutamam.Kamyon şoförünün ilgisiz tavrı hala devam ediyordu.''Eşyaları yükleyecek bir kaç kimseyi bulacağını ,bunu merak etmememiz gerektiğini,ama bu işin biraz daha pahalı olacağını çünkü işçi milletinin nasılda paragöz olduğunu'' söyleyen kamyon şoförü ve ben kalakalmıştım tek başıma..Çünkü ortada bir tek yardımcı bile yoktu.Saatler sonra _belki de benim zorlamamla_yükleme bulunan zayıf ve aslında bu işe yatkın olmayan kimseler tarafından gerçekleştirildi.Kamyonun içi dayanılmaz bir koku ve ıslaklıkla nasılda rahatsız ediciydi.Daha sonra anlaşıldı ki bizden başka eşyası taşınan kimselerin turşu bidonları devrilmiş ve eşyalarımı da mahvetmişti.Artık bu kadar sıkıntının içerisinde dayanamadım ve ağlamaya başladım.Ne kadar hemşehrimde olsa bu insanla bir daha alışveriş yapmayacaktım ve kendisini özensiz davranışlardan ötürü bağlı bulunduğu ilgili yere şikayet edecektim..

4 yıl sonra okulum bitti ve artık dönme zamanı geliyordu.Artık işkence çekmemek ve İstanbul gibi bir şehrin nimetlerinden faydalanmak adına hemen bir araştırma yaptım.Taşıma işini büyük bir özenle ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan Evden eve Nakliyat sisteminin varlığından haberdar oldum.İçlerinden birisiyle hizmet akdi imzaladık.Geldiler ve tüllerimden ,kaşık çatalıma kadar hepsini özenle beraberlerinde getirdikleri ebatları belirli kutulara yerleştirdiler.Herşey işkenceye dönmeden rahatlık ve temizlik içinde sürdü gitti.Yıllar önce çektiğim eziyette yanıma kâr olarak kaldı.Üstelik bu kadar hizmetin bedeli yanında çok cüzi bir miktar olarak ücret aldılar.Aslında daha fazlasını da hakediyorlar..

Fatma ASLAN

Evden Eve Taşımacılara Özel Sözler

Mevlana Sözleri (Evden Eve Nakliyeciler Bunu okumadan yola çıkmayın )
* Sevgide güneş gibi ol,


* Dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,


* Hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,


* Öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün,
ya göründügün gibi ol.




* Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

* Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir.

* Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

* Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır.

* Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

* Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır.

* Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir.

* Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

* Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar.

* Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.

* Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

* Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.

* Dünya tuzaktır. Yemi de istek.
İstek tuzaklarından kaçının.

* Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

* Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin.
Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.

* Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek,
inciyle denizin varlığından da şüphe eder.

* Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

* Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
bir derde uğratmasından daha iyidir.

* Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz.
Suyu başına döksen, başı kırılmaz.
Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.

* Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,
içinde inci vardır.

* Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

* Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

* Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

* Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.

* Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

* Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

* İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey
görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun
diye bu alem yok değildir.

* A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,
tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

* O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.
Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

* Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

* Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,
gama binlerce defa aferin.

* Nefsin, üzüm ve hurma gibi
tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

* Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de,
şeytandan dert satın alır.

* Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

* Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?

* Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

* Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.

* Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.

* Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır.
Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

* Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.


* Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.


* Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.


* Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

* Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar

* Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir.

* Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.

* O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile.
İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.

* Genişlik, sabırdan doğar.

* Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

* Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.

Nakliyat Ve Tasimacilik Firmalarina Egitimler

Nakliyat Firmaları Sürücülerinizin, psikoteknik değerlendirmesini yaptırdınız mı?
Karayolu Taşıma Yönetmeliği, 25.02.2004 tarih ve 25384 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanmıştır.
Yönetmeliğin 60-e maddesi ;
“Sürücülerin bedeni ve psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren bir sağlık raporunu yetkili sağlık kuruluşlarından her beş yılda bir almaları," şeklindedir.

Yönetmeliğin bu maddesinde sözü geçen psikoteknik raporu için TND, Marmara Psikoteknik ile anlaşmıştır.

Nakliyat Firmaları sürücülerinin bu raporu düzenli olarak her 5 yılda bir sürücüleri için çıkarması gerekmektedir.
Bu değerlendirmede sürücü üzerinde psikoteknik ve dikkat testleri yapılarak trafikte yeterlilik belgesi verilmektedir.

Özellikle ağır yük ve yolcu taşımacılığı yapan firmalar bazında gerekli olan bu belgenin bu firmaları kullanan müşterilerinde seçici olması gerekmektedir.

01.01.2007 tarihinden itibaren Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamında bulunan tüm sürücüler SRC belgelerini yanında bulundurmak zorunda olacaklardır. SRC belgesi denetimlerine 01.01.2007 tarihinden itibaren başlanacağına ve bu belgeye sahip olmayan sürücüler hakkında cezai işlem uygulanacağına dair son uyarı Bakanlık tarafından yapılmıştır. Bu hususa tüm Yetki Belgeli Firmaların ve sürücülerin önem vermesini önemle bildiririz.

Evden Eve Nakliye Taktikleri - Nakliyat Esnansında Stres ve Asabiyete engel olma

Nakliyat Esnansında Stres ve Asabiyete engel olma
Evden eve nakliyatta en önemli sorunlardan biri taşınacak ailenin yada bireyin taşınma psikolojisi nedeniyle ağır stres altında olmasıdır. Bir nakliyat firması bu stresi ve kaygıyı hoşgörmeli bunu yatıştıracak şekilde davranmalıdır.

Ancak şimdiki yapıda bu genelde olmaz. ve genelde nakliyeci firma işçiler ve müşteri arasında kavga ve stres ortaya çıkar.

Taşınacak kişi taşınma esnasında ekonomik darbe yemiş ve birsürü maddi baskıların arasındadır. Taşıma işçileride sigortalı sigortasız ekonomik sıkıntılar içinde kıvranan ve dar gelirli çalışma gruplarıdır. Bu taşınma esnasında iki sorunlu grup karşı karşıya gelir ve sorunlar ortaya çıkar.

Bir nakliye firması öncelikle işçilerini maddi kaygılardan uzak tutacak önlemler almak zorundadır. Maddi kaygılar taşıyan işçilerden oluşan bir taşıma ekibi her an bir savaş mangası haline gelebilir. Taşınma esnasında ortaya bir müşteri taşıyıcı savaşı çıkıp traji komik haller yaşanabilir.

Nakliye firması taşıma işçilerini ve ekip liderlerini eğitmelidir. Eğitimsiz bir çalışma grubu hızlı koordine olma, bilinçli ekip çalışmasından uzak olacaktır. Eğitim sadece bu konularda kalmamalı kültür, yabancı dil, iyi konuşma, türkçe v.b. konularıda kapsamalıdır.

Birçok nakliye firması kahvelerden toplama çalışma işçileri ile çalışmaktadır. Bu tür rastgele işçi ile çalışma hırsızlık, tartışma v.b. ortamları körükleyecektir.

Nakliyat Firması işçi ile müşteri yüzyüze bırakmamalı. Konusunda eğitimli, uyumlu, hoşgörülü işçilerine hakim bir ekip liderini taşınmadan sorumlu tutmalıdır.

Evden Eve Nakliye

Taşıma sırasında Patlayan Lastik nasıl değiştirilir ?
Nakliyat aracınızda lastik nasıl değiştirilir?

- Patlayan lastiğinizi değiştirmek için kamyonunuzu yolun kenarına park edin. Gerekirse acil durum ışıklarını yakın. Kamyonun yol tarafında 1 metre açığından şehiriçi yolda 50 metre geride 20m aralıkla 2 adet reflektör koyun. Otobanda iseniz ilki 100 metre geride olmak üzere 25m aralıklarla 3 reflektör koyunuz.




- Kamyonun el frenini sıkıca çekin. Kamyon eğimli bir yerdeyse, tekerleklerin altına takoz koymayı unutmayın. Lastiğinizi mümkün olduğunca düz bir zeminde değiştirmeye çalışın.



- Bagajdan veya kasa altından yedek lastiği çıkartın. Krikoyu ve kriko kolunu da yanınıza alın. Lastiği kaldırmak üzere, krikoyu konması gereken yere koyun. Kriko kolunu çevirerek yavaş yavaş lastiği kaldırın. Kamyon yüklü olduğu için hidrolik kamyon krikosu olmalıdır.



- Lastik yerinden çıkabileceğiniz yüksekliğe ulaştıktan sonra, kriko kolunu çevirmeyi bırakın. Bijon anahtarını kullanarak, bijonları gevşetin. Patlak lastiği çıkarıp yerine yedek lastiğinizi takın.



- Bijon vidalarını sıktıktan sonra, kriko kolunu saat yönünün tersine çevirerek krikoyu indirin. Patlak lastiğinizi yedek lastikle değiştirdikten sonra en yakın lastikçiye giderek lastiğinizi tamir ettirin.




- Daha sonra stepneyi çıkararak onarılan lastiğinizi taktırın. Yedek lastik sadece lastik patladığında kısa süreli kullanılması gereken bir lastiktir. Yedek lastiğinizi sürekli kullanırsanız, diğer lastiklerle eşit oranda aşınmadığı için kamyonunuzun yol tutuşunda sorunlar olur.

- Lastiği değişecek olan araç OTOMOBİLSE. Büyük marketlerde satılan otomobil lastik onarıcı köpüğü onarırız. Bu bir tüp olup lastik sibobundan sıkıldığı anda hem lastiğinizi onaracak hem şişirecek 5 dk. içinde yeniden yola çıkabileceksiniz.